Doğanın Işıldayan mucizesi
Oluşumu yıldızlardan bile daha önceki tarihlere uzanan elmas neredeyse zamanın başlangıcından beri vardır. En genç elmas 900 milyon yaşındadır.
Yüksek ısı ve basınç altında, yeryüzünün derinliklerinde oluşan elmaslar, volkanik güçler tarafından yeryüzüne taşındı. Milyonlarca yıl boyunca doğanın yıpratıcı etkileriyle karşı karşıya kalmalarına rağmen günümüze kadar ulaşabildiler.
Elmas tarih boyunca efsanevi inanışlara ve mitolojiye konu olmuştur. Sihirli olduğuna inanılır. Taşıdığı bu özellikler nedeniyle elmasın üstünde taşıyana güç ve yenilmezlik kazandırdığına inanılmaktadır.
Daha sonra kadınların vazgeçilmez tutkusu haline gelecek olan elmas, ilk keşfedildiği 13 yy’da erkekler tarafından özellikle savaşlarda yenilmezlik getirdiğine inanılarak kullanılmıştır. 13.yüzyılda Fransa Kralı IX. Louis elması asalet sembolu olarak ilan ederek asil olmayanların pırlanta mücevher takmasını yasakladı ve onları sadece kraliyet ailesi üyelerinin takabileceğini buyurdu.
Dünyada son 5 yıldır erkekler için de elmaslı modern ürünler üretilmeye başlanmış ve ülkemizde de trend haline gelmiştir.
15 yy dan itibaren ise bağlılığı kuvvetlendirdiği inancıyla nişan yüzüğü olarak kullanılmaya başlanmış ve aşkın, bağlılığın ve evliliğin vazgeçilmez simgesi sayılılmıştır.
Doğada bulunan taşların en serti olan elmasın sertlik derecesi 10’dur. Elmas’ı elmastan başka hiçbir şey kesemez.
Yerin 120 km altından bize armağan olarak sunulan ham elmas el işçiliğiyle kesilir.
Dünyada, Brilliant Cut, Fine Cut, Tolkowski Cut diye adlandırılır. Elması en ateşli ve güzel gösteren 57 faset kesim matematikçi Marcel Tolkowski tarafından 1919 yılında bulunmuştur.
ELMAS, 57 fasetli olarak kesildikten sonra PIRLANTA adını alır.